Haberler
SKALADIES ANTALYA GÖREVDE – İLK PROJE PATARA ARKEOLOJİK KAZI EVİ
Değerli SKAL Antalya Üyeleri
Ulu İnşaat Sunum
Skal Antalya Eylül Ayı Toplantısı Yapıldı
Skal Antalya Mayıs Ayı Toplantısı
Skal Antalya Şubat Ayı Toplantımız,
USDF İZMİR TOPLANTISI
  tüm haberler
Kampanyalar
Anadolu Hastanelerinde %25 indirim
Eleven Interior'da indirim
Crowne Plaza Antalya Otel'inde %20 indirim
The Marmara Antalya Otel'de %20 indirim
Limak Hotels'de %20 indirim
  tüm kampanyalar
Bora AKTÜRK
HER ŞEY DAHİL, NE SENİNLE NE DE SENSİZ (TESPİTLER, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ) - 24.7.2019 / 17:35:08

Antalya’da yaşayıp, turizm yazarlığına soyunup da Her Şey Dahil sistemi ile ilgili bir yazı yazmamak pek mümkün değil herhalde. Ben de Her Şey Dahil sistemini ele alacağım bu yazıma samimi bir itirafla başlamak istiyorum. HD sisteminde büyük bir ivme trendinin yakalandığı 1999-2009 arasında İstanbul’da yaşamaktaydım ve turizme uzaktan bakan birisi olarak Her Şey Dahilci otellere genel eğilime uygun olarak büyük bir kızgınlık içindeydim. Türkiye’yi ucuza pazarladıkları; aşırı israfa ve kirliliğe neden oldukları; turisti otele kapatıp turistlerin dışarıyla ilişki kurmasını engelledikleri için kızıyordum otelcilere. 2009 yılında Antalya’ya gelip turizm sektörüyle daha iç içe olmaya, turizm firmalarına danışmanlık yapmaya başladıktan sonra açıkçası bu bakış açımda bir değişme oldu; otelcilere daha bir empatiyle bakmaya başladım.

Şöyle ki, kendinizi 600 odalı dev bir tesisin genel müdürü olarak hayal edin. Belki 300 - 400 çalışanınız var; otelinize mal ve hizmet tedarik eden yüzlerce tedarikçiniz var; (ki bu kişilerin ailelerini de hesaba katarsak belki de birkaç bin kişinin yediği ekmekten bahsediyoruz) size otelini emanet etmiş bir yatırımcınız var ve sizden vergi ödemenizi bekleyen bir devletiniz var. Yani omuzlarınızdaki yük azımsanmayacak kadar ağır. Sizden temel olarak beklenen 3 tane şey var:

  • Birincisi otelinizi mümkün olduğu kadar çok turistle doldurmak.
  • İkincisi gelen turistleri güzel bir şekilde ağırlayıp ülkelerine mutlu göndermek.
  • Üçüncüsü bu operasyondan kar etmek.

Eğer ki siz otelinizi doldurabiliyorsanız, gelen turistleri güzel bir şekilde ağırlayıp ülkelerine mutlu gönderebiliyorsanız ve bu operasyondan az veya çok kar edebiliyorsanız ve bunun da yolu Her Şey Dahil sisteminden geçiyorsa, siz kendi içinizde başarılı bir yöneticisiniz demektir ve hiç kimsenin de sizi Her Şey Dahil sistemi kullandığınız için eleştirmeye hakkı yoktur.

Tabi ki turizm ekosistemimiz sadece otel sahiplerinden, otel yöneticilerinde ve çalışanlarından oluşmuyor. Dolayısıyla otelcilerin RABBENA HEP BANA deme hakları da olmamalı. Deyim yerindeyse VAHŞİ HER ŞEY DAHİL sisteminin bir şekilde ehlileştilimesi doğaya, çevreye, tarihe kültüre entegre edilmesi şart. Peki bu nasıl olacak? Her Şey Dahil sistemle savaşmalı, kavga etmeli ve bu sistemi yıkmaya mı çalışmalıyız yoksa daha yumuşak, daha ehil bir orta yol bulmak mümkün mü? Belki biraz müstehcen kaçacak ama HER ŞEY DAHİL SİSTEMLE SAVAŞMAK YERİNE SEVİŞMEK MÜMKÜN MÜ?

Bu noktada sizi 90’lı yılların Amerika’sına götürmek istiyorum. O yıllarda internet bir fenomen olarak Amerika’da hızlı bir şekilde yayılmıştı ve bir “internet üzerinden dosya paylaşımı” modası başlamıştı. NAPSTER isimli bir şirket 1 Haziran 1999’da internet
üzerinden bir platform kurmuştu ve bu platforma bağlanan kullanıcılar kendi bilgisayarlarındaki videoları ve şarkıları platformun diğer kullanıcılarının erişimine açıyorlardı. Bu yolla yüzlerce binlerce şarkı ücretsiz bir şekilde paylaşılıyor ve müzisyenler de ciddi bir telif hakkı kaybına uğruyordu. Benim de hayranı olduğum ünlü metal grubu Metallica Amerikan müzik endüstrisi içinde Napster’a karşı isyan bayrağını açan ilk grup oldu ve tarihe meşhur NAPSTER DAVASI olarak geçen davayı açarak Napster’in engellenmesini mahkemeden talep etti. Metallica’yı bir çok şarkıcı ve plak şirketi takip etti. Sonuç olarak Napster mahkemece haksız bulundu ve kapatılmasına karar verildi. Bunun üzerine Napster anlaşma yoluna gitti ve Mart 2001’de operasyonlarını durdurdu. Peki durdurdu da ne oldu? Napster’ı bir çok benzer platform takip etti ve Amerikan müzik endüstrisi İNTERNET DENİLEN FENOMENLE SAVAŞILAMAYACAĞINI ANCAK SEVİŞİLEBİLECEĞİNİ FARKEDEREK kendi ücretli dijital müzik platformlarını kurmaya başladı. Bu sayede kullanıcılar cüzi bir ücret karşılığında legal bir şekilde şarkı dinleme imkanına sahip oldular. Hatta bunun eser sahiplerine şöyle bir katkısı da oldu. Dijital müzik platformları çıkmadan önce kimin hangi şarkıyı dinlediği bilinmediği için kamuya açık alanlarda yapılan yayınlara ilişkin telif gelirleri eser sahipleri birliklerince ortak bir havuzda toplanıyordu ve birliğe üye tüm eser sahiplerine eşit bir şekilde dağılıyordu ki bu hakkaniyetli bir uygulama değildi. Dijital müzik platformları sayesinde hangi şarkıcının hangi şarkısının kaç kere tıklandığı tespit edilebildiği için telif hakkı gelir dağılımı da çok daha adil bir şekilde yapılır oldu.

Bu örnekten de anlaşılacağı gibi nasıl müzik endüstrisinin internetle savaşmasının kendisine kazandıracağı bir şey yoksa; bu kadar çok 5 yıldızlı otelin olduğu bir rekabet ortamında da bizim HER ŞEY DAHİL sistemle savaşmamızın bize bir yararı yoktur ancak bu sistemi müzik endüstrisinin yaptığı gibi küçük dokunuşlarla herkesi mutlu edebilecek bir şekle dönüştürmemiz de elzemdir. Bu dönüşümle ilgili önerilerim şu şekildedir.

1. Her Şey Dahil sistemden öğle yemeği kaldırılmalıdır

Kendi deneyimlerimden de yola çıkarak belirtmeliyim ki öğle yemeği son derece gereksizdir. Zira insanlar zaten geç yatıp geç kalkmakta ve sabah kahvaltısını güçlü bir şekilde yapmaktadır. Saat 12’ye geldiğinde insanlar çok fazla acıkmamış olsalar bile sırf yemek var diye öğle yemeği yemektedirler. Öğle yemeği otele de masraf, personele de büyük bir eziyettir. Öğle yemeği kalkarsa turistin günübirlik turlara katılmak için motivasyonu artar. Zaten günübirlik turlarda öğle yemeği de verilmektedir. Örneği golf turistleri sabah kahvaltısından sonra golf oynamaya gittikleri için otelde öğle yemeği yememektedirler.

2. Her Şey Dahil sistemden limitsiz içki kaldırılmalıdır.

Ben laik, Atatürkçü, aydınlanmacı modern görüşlü bir insanım. İçkiye dini sebeplerle karşı çıkıyor değilim. Ancak sınırsız içki maliyetleri ciddi şekilde yükseltmekte ve karlılıkları düşürmektedir. Kaçak içki kullanan otellerde alkol zehirlenmelerine ve ölümlere neden olmaktadır. Yine sıcak havada içki içtiği için beyin kanaması geçirerek ölen bir çok turist vardır. Aşırı içki içip otelde kalan kadın turistlere sarkıntılık eden, taciz ve tecavüz eden erkekler de güvenlik ve asayiş sorunlarına neden olmaktadır. Dolayısıyla sınırsız içki tüketimine kesinlikle son verilmelidir.

3. Paket tur satışlarına en azından bir tane günübirlik tur eklenmesi zorunlu olmalıdır

Tatile gelen bir insana zorla günübirlik tur satmak çok hoş gözükmeyebilir ancak Türkiye’ye 1 haftalığına tatile gelen ve bunun için 800 - 1.000 USD harcamayı göze alan bir turistin en azından bir tane günübirlik tur almasını beklemek de büyük bir beklenti olmasa gerektir.

 4. Antalya merkezli bölgesel bir havayolu şirketi kurulmalı ve desteklenmelidir

Antalya’da bir zamanlar MEDRAFT isimli bir firma Antalya’ya gelen Rus turistleri günübirlik İsrail – Tel Aviv turuna çıkartıyordu. Rusya’dan Antalya’ya gelen bir turist günübirlik Tel Aviv turuna çıkabiliyorsa ama İstanbul, Kapadokya vs turuna çıkmıyorsa bu bizim ayıbımızdır. Kanımca Antalya merkezli bölgesel, ucuz maliyetli bir havayolu kurulmalı, devlet tarafından desteklenmeli ve Antalya’ya gelen turistler bu havayolu ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kapadokya, Pamukkale, Trabzon, Şanlıurfa, Mardin gibi Türkiye’nin diğer tüm turizm cennetleri ile buluşturulmalıdır. Dolayısıyla turizm pastasından tüm bölgelerimiz faydalanmalıdır.

5. Deniz güneş kum turizmi ile dağ-yayla turizminin entegresyonu için teleferik sistemleri yaygınlaşmalıdır.

Antalya’nın denizi, güneşi, kumu bir cevherdir. Ancak dağları ve yaylaları da en az denizi, güneşi, kumu kadar büyük bir cevherdir. Bütün gün 45 derece sıcakta pinekleyip bunalan turistleri Antalya’nın yaylalarına çıkartıp temiz bir dağ havası aldırmak için teleferik sistemleri geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

6. Festivaller, dünyaca ünlü şarkıcıların konserleri ve sportif turnuvalar yaygınlaşmalıdır

Şehirlerimizin çarpık kentleşme nedeniyle yeterince cazip olmadığı bir gerçektir. Antalya kent estetiği açısından belki hiçbir zaman için bir Roma bir Barcelona olamayacaktır. Bu açığı kapatmak için Antalya’da 365 gün dünyaca ünlü festivaller düzenlemeli; Jennifer Lopez gibi Justin Bieber gibi Madonna gibi dünyaca ünlü yıldızlara sürekli konser verdirilmeli ve uluslararası spor şampiyonalarının organizasyonu üstlenilmelidir. Yani Antalya’yı bir sanat, kültür ve spor şehri yapmalıyız.

7. Turist sayısı fetişizmi sona ermeli turizm istatistikleri her şey dahil sistemden arındırılarak oluşturulmalıdır

Turkiye’de anlamsız bir turist sayısı fetişizmi yaşanmaktadır. Turizmdeki başarı Türkiye’ye gelen turist sayısının çokluğu ile ölçülmektedir. Ancak bize çok da faydası olmayan kuru kalabalıkların turizm istatistiklerinde yer alması bize yanlış bir yön vermektedir. Dolayısıyla turizm istatistikleri oluşturulurken Her Şey Dahil sistemle gelen turistler ayrı bir kategoride değerlendirilmeli, müzeleri gezen insan sayısı, alış veriş yapan insan sayısı, uluslararası festival, kongre konser ve sportif organizasyonlara gelen insan sayısı gibi daha somut daha elle tutulur sayılar üzerinden istatistikler yapılmalıdır.

Örneğin Antalya önümüzdeki yıl 15 milyon turisti ağırlamayı hedeflememelidir. Antalya 100.000 golfçü, 150.000 profesyonel futbolcu, 30 Hint düğünü, 50 dünyaca ünlü sanatçı konseri yapmayı hedeflemelidir. Hedefler ve kriterler bu şekilde konulmalıdır. 15 mliyon turisti ağırlamak Antalya için tek başına bir anlam ifade etmemelidir.

Tabi ki bu önerilere yenileri de eklenebilir. Benim aklıma gelen bunlar. Belki tüm turizm örgütlerinin bir araya gelerek HER ŞEY DAHİL SİSTEMİNİ DÖNÜŞÜMÜ konulu bir çalıştay, arama konferansı düzenlemesi uygun olacaktır.

Bora AKTÜRK
Avukat



[<< Geri Dön]
Yazarlarımız
Bora AKTÜRK
ANTALYA ŞEHRİNİN KURUMSAL KİMLİK TASARIMI BÖYLE Mİ OLMALI?
........................
Özel Oytun Türköğlu
TripAdvisor ve Çevrimiçi İtibar Yönetimi
........................
Hamit KUK
KAZ DAĞLARI KAZ GİBİ YOLUNURKEN TURİZM BAKANLIĞI SEYREDİYOR
........................
Mehmet BAHAR
SPOR TURİZM VE ANTALYA
........................
Mehmet MÜLAYİM
Turizmde farklılık fark yaratır
........................
K. Dinçer SARIKAYA
2017 YILI İSTATİSTİKSEL OLARAK 2016’DAN İYİ
........................
Umman ÇETİNBAŞ
KALİFİYE PERSONEL EĞİTİMİ Hakkında bir Röportaj...
........................
Salih ÇENE
Dolar-Avro Tartışmaları Bize Fayda Sağlar Mı?
........................
Asuman TARIMAN
Sevgili Skal Dostlarım,
........................
Emir HEPOĞLU
Mecburen
........................
sponsorlarımız
başkanın mesajı
Önceki Yıllara göre belirgin bir şekilde fark yaratan bu güzel Sezonumuzun yoğunluğunda, Tekne Turu’muz için boş bir tarih bulmak için ...
devam
antalya hakkında

Antalya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Turizm, il ve kent merkezi ekonomisini belirler. Antalya aynı zamanda, Türkiye'nin büyük ölçekli göç ...

devam
Skal International Antalya © 2010 Tasarım ve Programlama İDA Consulting